Doğu Akdeniz Stratejik Brifingi | 5 Kasım: Mekke Savunma Anlaşmasının İlk Maddesi TBMM'de Kabul Edildi

    Bosphorus News'un lacivert ve altın tonlarında geometrik pusula amblemi ve dünya haritası motifleriyle hazırlanan günlük stratejik brifing görseli.
    Bosphorus News'in 5 Kasım 2026 tarihli Doğu Akdeniz Stratejik Brifingi; Mekke Savunma Anlaşması'nın TBMM sürecini, Kıbrıs diplomasisini ve bölgesel savunma gelişmelerini inceliyor.Photo/Illustration: Bosphorus News

    Doğu Akdeniz'de askeri, deniz güvenliği ve diplomasi alanındaki başlıca gelişmeler

    Bosphorus News Jeopolitik Masası

    5 Kasım 2026 itibarıyla Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Savunma Anlaşması henüz onay sürecini tamamlamadı. Anlaşmanın öngördüğü ortak savunma yükümlülüklerinin yürürlüğe girmesi için Meclis sürecinin ve sonraki resmi işlemlerin sonuçlanması gerekiyor.

    TBMM Genel Kurulu, anlaşmanın onaylanmasını uygun bulan kanun teklifinin ilk maddesini 4 Kasım gecesi kabul etti; teklifin tamamı oylanmadı. Suudi Arabistan aynı gün Suriye ile ayrı bir savunma işbirliği anlaşması imzalarken Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatına karşı ortak bildiri yayımladı. Kıbrıs'ta ise Birleşmiş Milletler temsilcisi María Ángela Holguín'in yeni geçiş noktaları için taraflardan yanıt beklediği bildiriliyor.

    Savunma diplomasisi | Mekke Anlaşması Mecliste, Riyad'ın ayrı temasları sürüyor

    TBMM, 2/3961 esas numaralı teklifin geneli üzerindeki görüşmeleri tamamlayarak üç maddeden ilkini kabul etti. Verilen aranın ardından ilgili komisyonun Genel Kurul salonuna dönmemesi üzerine görüşmeler sürdürülemedi. Meclisin incelenen resmi kayıtlarında teklif henüz gündemde bulunuyor. İlk madde, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın 7 Ağustos'ta Mekke'de imzaladığı anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasını öngörüyor.

    Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelen dış kaynaklı silahlı saldırı, üçüne birden yapılmış sayılacak ve saldırıya uğrayan tarafa süratle yardım edilmesi gerekecek. Askeri imkanları da kapsayabilecek bu yardımın niteliği ve kapsamı, talep, ortak değerlendirme ve anlaşmada öngörülen karar usulleri çerçevesinde belirlenecek. Metin istihbarat paylaşımı, askeri eşgüdüm ve savunma sanayisi işbirliğini de düzenliyor; yürürlüğe girişten sonraki ilk on yılda anlaşmadan çekilmeyi sınırlıyor. Türk yetkililer, anlaşmanın tek başına yurt dışına asker gönderme yetkisi vermediğini belirtiyor. Böyle bir karar bakımından Anayasa'nın 92. maddesindeki TBMM yetkisi geçerliliğini koruyacak. Genel Kurul tartışmalarında NATO yükümlülükleriyle ilişki, Yemen'e uzanabilecek sonuçlar ve parlamento denetimi öne çıktı. Anlaşma henüz yürürlüğe girmedi.

    Suudi Arabistan, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın 4 Kasım'daki Riyad ziyareti sırasında Suriye ile ikili savunma işbirliği anlaşması imzaladı. Suudi Basın Ajansı, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüşmeler kapsamında sanayi, tarım, çevre ve kalkınmaya ilişkin başka anlaşmaların da yapıldığını duyurdu. Savunma anlaşmasının metni yayımlanmadı. Suriyeli yetkililer daha önce Mekke çerçevesine katılma ihtimalini değerlendirdiklerini söylemişti. Ancak 4 Kasım'daki ikili anlaşma, Suriye'yi Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan anlaşmasına taraf yapmıyor.

    Yunanistan da 5 Kasım'da Riyad'daydı. Yunanistan Savunma Bakanlığının duyurusuna göre iki ülkenin Stratejik İşbirliği Konseyi bünyesindeki savunma ve güvenlik çalışma grubunun gündeminde 19 işbirliği girişimi yer aldı. Toplantıya savunma, kamu güvenliği ve siber güvenlik kurumlarından temsilciler katıldı. Yunanistan'ın Suudi Arabistan'da halihazırda Patriot hava savunma unsuru bulunuyor. Toplantıda iki ülkenin ulusal siber güvenlik makamları, bilgi ve uygulama paylaşımını kapsayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Diğer 19 başlığın tamamı üzerinde anlaşma imzalanmış değil.

    Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud bin Abdurrahman Al Sani ise Ankara'da Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile görüştü. Savunma sanayisi temaslarında, Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya'nın 21 Ekim'de Doha'da imzaladığı Bedir (Badr) Mutabakatı kapsamında ortak üretim olanakları ele alındı. Dört ülkeyi kapsayan bu savunma sanayisi düzenlemesi, üç taraflı Mekke ortak savunma anlaşmasından ayrı. 5 Kasım görüşmelerinde yeni bir savunma anlaşması açıklandığına ilişkin kayıt bulunmuyor.

    Doğu Akdeniz | Atina'dan Türkiye-Libya mutabakatına ortak itiraz

    Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin savunma politikalarından sorumlu üst düzey yetkilileri, 5 Kasım'da Atina'da ortak bildiri kabul etti. Metin, ortak geliştirme ve üretim imkanlarını araştırmak üzere savunma sanayisi çalışma grubu oluşturulmasının değerlendirilmesini, deniz taşımacılığı güzergahları ile enerji tedarik hatlarının korunmasında işbirliğini ve kritik altyapı, acil durum hazırlıkları ile sivil korumada koordinasyonu öngörüyor. Bildiri, Aralık 2025'teki üçlü liderler deklarasyonunu temel alıyor. Önerilen sanayi çalışma grubu henüz kurulmadı.

    Üç hükümet, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakata da itiraz etti. Bildiride, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026 tarihli onay işlemine atıfta bulunularak söz konusu mutabakatın üçüncü ülkelerin egemen haklarını göz ardı ettiği ve onları hukuken bağlayamayacağı savunuldu. Türkiye ise Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin deniz yetki alanı iddialarına karşı çıkıyor. Bildirideki değerlendirme, üç hükümetin hukuki pozisyonu; yeni bir yargı kararı değil.

    Atina, itirazını BM kayıtlarına daha önce de taşımıştı. A/81/455 sayılı, 22 Ekim tarihli ve kasım başında kamuoyuna yansıyan mektup, 2019 mutabakatına yönelik itirazları içeriyor. Yunanistan, Türkiye ile Libya'nın 2022'de imzaladığı ayrı hidrokarbon işbirliği mutabakatına karşı tutumunu da yineledi. Dolayısıyla BM mektubu 5 Kasım'daki üçlü bildiriden önce geliyor. Yeni bildiri, devam eden deniz yetki alanı uyuşmazlığına savunma sanayisi ve altyapı işbirliği önerilerini ekliyor.

    Kıbrıs Cumhuriyeti Savunma Bakanı Vasilis Palmas, Phileleftheros gazetesine Fransa ile mevcut Kuvvetlerin Statüsüne İlişkin Anlaşma'nın (SOFA) güncellendiğini, ortak tatbikatlara daha fazla silah sisteminin dahil edileceğini söyledi. Palmas'a göre Avrupa Birliği'nin Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) aracı üzerinden değerlendirilen programların yaklaşık yüzde 75-80'i Fransız sistemlerini kapsıyor. Asıl anlaşma haziranda imzalandı; güncellenen metin ve hukuki yürürlük durumu kamuya açıklanmış değil. Bakan yeni bir askeri konuşlanma duyurmadı. Türkiye'nin Mekke Anlaşması ve bölgedeki savunma temaslarına ilişkin kaygılarını da dile getirdi.

    İstanbul'daki Boğaziçi Zirvesi'nde konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin İsrail, ABD ve Fransa ile askeri anlaşmalarını eleştirdi. Kıbrıs Türk tarafının katılımı olmadan yapılan düzenlemelerin toplumunun güvenliğini tehlikeye attığını ve Türkiye karşısında askeri denge oluşturmayı amaçladığını savundu. Erhürman, konuşmasında o gün Atina'da yayımlanan bildiriyi özel olarak hedef göstermedi.

    Kıbrıs | Holguín, 9 Kasım görüşmesi öncesi geçiş önerilerine yanıt bekliyor

    Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 5 Kasım'da BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín ile telefonda görüştüğünü, hafta sonunda daha somut açıklamalar yapılmasını umduğunu söyledi. Görüşmede müzakere yöntemi, esas konular ve güven artırıcı önlemler ele alındı; herhangi bir uzlaşma ilan edilmedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Hakan Fidan'ın 6 Kasım'da KKTC'yi ziyaret edeceğini doğruladı. Ziyaret, Holguín'in Christodoulides ve Erhürman ile 9 Kasım'da yapması planlanan toplantıdan üç gün önceye denk geliyor.

    Yenidüzen, iki taraftan kaynaklara dayandırdığı haberinde dört yeni geçiş güzergahına ilke düzeyinde olumlu yaklaşıldığını, buna karşılık nihai anlaşmanın sağlanmadığını bildirdi. Görüşülen seçenekler Haspolat/Mia Milia; Akıncılar/Louroujina-Lympia; Athienou/Kiracıköy-Pyroi/Gaziler-Aglantzia/Eğlence hattı ve Lefke yakınlarında Kambos-Karavostasi bağlantısı. Son seçenek, Erenköy/Kokkina üzerinden süren anlaşmazlığa alternatif olarak değerlendiriliyor. BM, üzerinde uzlaşılmış resmi bir geçiş listesi açıklamadı.

    Kıbrıs basınında ANKA'ya dayandırılan bir başka haberde, geçiş noktalarının mayın temizliğiyle birlikte görüşüldüğü ve taraf başına 70 bin metrekarelik alan önerildiği aktarıldı. Habere göre 6 Kasım'a kadar yanıt bekleniyordu. Mayın temizliğinin kapsamına ilişkin anlatımlar arasında farklılıklar var; ne alan büyüklüğü ne de yanıt tarihi yayımlanmış bir BM mutabakatında yer alıyor. Ankara'nın Holguín'e ilettiği mesaj, 4 Kasım tarihli Bosphorus News haberinde ele alınmıştı. Mesajın içeriği kamuoyuna açıklanmadı.

    Kıbrıs Haber Ajansının BM'ye dayandırdığı bilgiye göre Holguín, 5 Kasım'da adadaki 13 iki toplumlu teknik komitenin eş başkanlarıyla görüştü. Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Mehmet Harmancı ile Kıbrıs Cumhuriyeti Lefkoşa Belediye Başkanı Charalambos Prountzos da geçişler ve BM ara bölgesindeki projeler için ortak öneriler hazırlıyor. Bu temasların hiçbiri henüz yeni bir geçiş noktasının açılması kararına dönüşmedi.

    Kıbrıs Türk siyasetindeki ayrılıklar da sürüyor. Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ünal Üstel, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü koşullarında ısrar ediyor. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, BM parametreleri ve geçmiş müzakere yakınlaşmaları üzerinden sonuç odaklı görüşmeler istiyor. Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ise siyasi eşitliğin yanında uygulanabilir güven artırıcı önlemleri öne çıkarıyor. Bu farklılıklar yeni değil; haziran ayındaki Siyasi Partiler Konseyi görüşmelerinde de görünür hale gelmişti.

    KKTC Yüksek Seçim Kurulu, 6 Aralık'ta yapılacak milletvekilliği ve yerel seçimler öncesinde 5 Kasım'da adaylık sürecine ilişkin yeni bir duyuru yayımladı. KKTC Dışişleri Bakanlığı ise Avrupa Komisyonunun 2026 Türkiye Raporu'ndaki Kıbrıs değerlendirmelerini, özellikle siyasi statü ve Türkiye ile enerji, ulaştırma ve güvenlik işbirliğine yönelik ifadeleri reddetti. 9 Kasım'daki BM toplantısı seçim dönemine denk geliyor; partiler müzakerelerin zemini konusunda farklı düşünüyor.

    Filo Jet | Mersin'deki suç duyurusu denetim belgelerini yeniden gündeme taşıdı

    Filo Jet'in 30 Ağustos'ta batmasıyla ilgili hayatta kalan yolcular ve hayatını kaybedenlerin yakınları, 4 Kasım'da Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Başvuruda Türkiye'deki şirket bağlantılarının, bakım süreçlerinin ve denetim sorumluluklarının incelenmesi talep ediliyor. Feribot, Girne'den Taşucu'na hareket ettikten sonra batmıştı. Üç yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu hâlâ kayıp. Başvurudaki iddialar herhangi bir kişinin suç işlediğini kanıtlamıyor; adı geçenlerin tamamı hakkında resmen soruşturma açılıp açılmadığı da mevcut kayıtlardan anlaşılamıyor.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının milletvekillerinin yazılı soru önergelerine verdiği yanıtlar, geminin Türkiye'de 2 Eylül 2024, 17 Temmuz 2025 ve 5 Şubat 2026 tarihlerinde üç liman devleti kontrolünden geçtiğini doğruluyor. Bakanlık, Mersin-Girne ve Taşucu-Girne hatları için süreli uygunluk belgeleri düzenlendiğini, liman bilgi sistemine yüklenen mürettebat belgelerinin incelendiğini ve Türk Loydu'nun Kıbrıs Türk bayrak idaresi adına 2 Haziran'da teknik kontrol yaptığını da bildirdi. Ancak denetimlerde ne bulunduğu, hat izinlerinin hangi teknik belgelerle desteklendiği ve haziran kontrolünün raporu açıklanmadı.

    Bakanlığa göre kaptanın Honduras'tan aldığı yeterlilik belgesi, geminin bayrak idaresince kabul edilmişti. Yanıtlar, yüksek hızlı bu gemi tipi için ayrıca aranan tipe özgü yeterliliğin bulunup bulunmadığını ise netleştirmiyor. Kazadan sonra yapılan çevrim içi sertifika kontrolü de belgenin 30 Ağustos'taki geçerlilik durumunu tek başına ortaya koymuyor. Girne'deki mahkeme oturumlarında daha önce yaşanan donanım sorunları ve sefer veri kaydedicisindeki ses kayıtlarının eksikliği gündeme gelmişti. Belgelerin kronolojisi ve açık kalan sorular, Bosphorus News'in Mersin başvurusu ve denetimleri inceleyen yeni araştırmasında ayrıntılı olarak ele alınıyor.

    Kuzey Kıbrıs'taki inceleme batışa ve geminin işletilmesine, Mersin'deki suç duyurusu ise Türkiye'deki şirket faaliyetleriyle denetim süreçlerine odaklanıyor. İki sürecin hukuki dayanakları farklı. Liman devleti kontrol raporları, sefer izinleri, Türk Loydu'nun 2 Haziran bulguları ve tersane bakım kayıtları, son yolculuk öncesinde herhangi bir güvenlik sorununun kayda geçip geçmediğini aydınlatabilir.

    Ege ve deniz faaliyetleri | GSI için izin süreci sürüyor

    Yunan basını, Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantı projesi kapsamında deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlaması için gerekli izinlerin 5 Kasım'da incelendiğini yazdı. Haberlerde, bakanlıklar arası komiteden 6 Kasım'a kadar görüş bildirmesinin istendiği, bunun ardından Fransız bayraklı Abeille Marengo hakkında karar verilebileceği belirtiliyor. Sonraki aşamada seyir duyurusu (NAVTEX) talep edilebilecek. 5 Kasım sonu itibarıyla yeni NAVTEX, geminin limandan ayrıldığına dair teyit veya araştırmaların yeniden başladığını gösteren bağımsız kayıt yoktu.

    Yunanistan, planlanan araştırmalar için Türkiye'den izin alınmasına gerek olmadığını savunuyor. Türkiye ise egemen hak iddia ettiği sularda önceden diplomatik temas ve koordinasyon istiyor. Atina ile Paris arasında araştırma gemisinin bildirimine ilişkin önceki temasları inceleyen Bosphorus News haberi, bildirimi hangi hükümetin yapacağı konusundaki belirsizliği ortaya koymuştu. Son izin takvimi, diplomatik bildirim kanalını netleştirmedi.

    Yunanistan Taktik Hava Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyet, iki ülkenin güven artırıcı önlemler programı kapsamında 3-5 Kasım'da Türkiye'yi ziyaret etti. NATO Daimi Deniz Görev Grubu 2'de görevli Yunan Aegean fırkateyninin de İspanyol gemileriyle birlikte 7-13 Kasım'da Aksaz'a gelmesi planlanıyor. Yunan deniz kaynaklarına göre bu liman ziyareti yeni bir ikili tatbikat değil, NATO görevinin parçası.

    Türkiye ile Mısır'ın Dostluk Denizi 2026 tatbikatı 4 Kasım'da İskenderiye'de başladı ve 9 Kasım'a kadar sürecek. TCG Anadolu, TCG Gaziantep ve TCG Meltem'in katıldığı programda suüstü, denizaltı savunma, hava savunma ve sualtı taarruz eğitimleri yer alıyor. Milli Savunma Bakanlığı ayrıca Doğu Akdeniz'de 9-20 Kasım için planlanan denizaltı savunma odaklı Mavi Balina 2026 tatbikatını duyurdu. Bu faaliyetlerin düzenleyicileri ve görev yapıları birbirinden farklı.

    Karadeniz | Fransız gözetimi uzatıldı, armatörler erken uyarı istiyor

    Reuters'ın 5 Kasım haberine göre Fransa, ticari gemilere yönelik saldırılar sürerken Romanya'daki Mihail Kogălniceanu Hava Üssü'nde konuşlu Atlantique 2 deniz karakol uçağının görev süresini uzattı. Uçak, Romanya ve Bulgaristan'ın NATO desteği istemesinin ardından 18 Ekim'de bölgeye gönderilmişti. Fransız personel, Yunan sahipli Contship Jet gemisinin 28 Ekim'de Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde batmasına yol açan saldırıdan önce üç insansız deniz aracını tespit etti. Mürettebat kurtuldu. Uçak tehditleri izleyip bildirebiliyor ancak bunlara doğrudan müdahale edecek donanıma sahip değil.

    Yunan kısa mesafe deniz taşımacılığı armatörleri, Atina'dan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan'ın oluşturduğu Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ile daha hızlı güvenlik bilgisi paylaşımı sağlamasını istedi. Yunan denizcilik basınına yansıyan başvuruda uyarıların gemi işletmecilerine ve arama-kurtarma birimlerine zamanında ulaştırılması talep ediliyor. Yunan hükümeti üçlü askeri gruba katılım kararı açıklamadı. Milli Savunma Bakanlığına göre görev grubunun bir sonraki faaliyeti 7-18 Kasım'da yapılacak; TCG Akçay'ın da Varna'yı ziyaret etmesi planlanıyor.

    Fransız hava gözetimi, mayın karşı tedbirler grubu ve Türkiye'nin öncülüğündeki Ukrayna koalisyonu deniz planlaması farklı yetki ve görevlerle yürütülüyor. Bunlardan hiçbiri Batı Karadeniz'deki ticari gemiler için genel bir refakat hizmeti sunmuyor. Deniz ticaretinin güvenliği Uluslararası Denizcilik Örgütünün Konsey gündeminde bulunuyor; 5 Kasım itibarıyla yeni bir koruma mekanizması ilan edilmedi.

    Bölgesel enerji | Cronos'un Mısır güzergahı, Kıbrıs'ta depolama ve Ege projeleri

    Eni'nin Kıbrıs Cumhuriyeti açıklarındaki Cronos doğal gaz sahasında ilk üretim hedefi 2028'in ilk yarısı. Projenin sekiz yüklenici anlaşması 26 Ekim'de imzalandı. 5 Kasım haberleri, üretim planlarıyla Mısır üzerinden öngörülen ihracat güzergahını ayrıntılandırdı. Azami üretim kapasitesinin günde 500 milyon standart fit küpe ulaşması öngörülüyor. Gazın Mısır'daki Damietta tesisinde işlenerek sıvılaştırılması planlanıyor. Cronos'tan henüz gaz ihracatı başlamadı.

    Kıbrıs Cumhuriyeti Enerji Bakanlığı, işletmelere yönelik 20 milyon avroluk enerji depolama destek programı hazırladığını açıkladı; kaynak 2027 ve 2028'e yayılacak. Resmi ekim verileri enerjiyle bağlantılı fiyatlarda artışa işaret ediyor. Türkiye ile KKTC arasındaki elektrik enterkonneksiyon bağlantısı da yetkililerin gündeminde kalmayı sürdürüyor. Ancak 5 Kasım'da bu bağlantı için yeni finansman anlaşması veya inşaat kararı duyurulmadı.

    Yunanistan Enerji Bakanlığı, Avrupa düzeyinde destek için seçilen projeler arasında Ege'de 45 megavatlık yüzer rüzgar pilotu AEGEANFLOAT ile Girit'teki yenilenebilir elektrik ve depolama projesi TALOS'u saydı. İki proje de ticari işletmeye geçmedi; izinler, şebeke bağlantıları ve inşaat finansmanına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi.

    Türkiye enerji | Milli Enerji 2040 yatırımları ve kamu şirketleri

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Milli Enerji 2040 programını 5 Kasım'da İstanbul'da açıkladı. Program, 2040'a kadar rüzgar ve güneş enerjisinde toplam 175 gigavat kurulu güç hedefliyor. Üretim yatırımları için yaklaşık 100 milyar dolar, iletim ve dağıtım altyapısı için ayrıca 100 milyar dolar öngörülüyor. Bunlar gerçekleşmiş harcamalar değil, uzun vadeli yatırım tahminleri.

    Bayraktar, elektrik sisteminin uluslararası enterkonneksiyon kapasitesini 5,4 gigavattan 15 gigavata çıkarma, depolama altyapısını büyütme ve deniz üstü rüzgar enerjisini geliştirme hedeflerini de açıkladı. Deniz üstü rüzgarda 2040 hedefi 6 gigavat; ilk ihale için Nisan 2027 işaret edildi. Bu planların sınır ötesi elektrik ticaretine etkisi olabilir, ancak 5 Kasım sunumunda belirli bir uluslararası bağlantı için yeni finansman kararı açıklanmadı.

    Program, TEİAŞ, EÜAŞ, Eti Maden, TPAO ve BOTAŞ için de kurumsal dönüşüm öngörüyor. Bayraktar, beş kamu şirketinin 2040'a kadar toplam yatırım ihtiyacını 210 milyar dolar olarak hesapladıklarını ve devletin çoğunluk payını koruyacağı olası halka arzları değerlendirdiklerini söyledi. Bütçe görüşmelerinin ardından yasal düzenleme gündeme gelebilir. Şirket değerlemeleri, halka arz koşulları ve tarihler henüz açıklanmadı.

    Bakan, bütün program için 500 milyar dolarlık yatırım hedefinden ve 2040'ta yüzde 36 elektrikleşme oranından söz etti. Elektrik iletimi ve üretiminden madencilik, petrol ve doğal gaz altyapısına kadar farklı faaliyetler yürüten beş şirketin ne ölçüde kaynak sağlayabileceği, finansman koşullarına ve yapılacak düzenlemelere bağlı olacak.

    Türkiye-İran sınırı | Askerin ölümü iki tarafta inceleme konusu

    Milli Savunma Bakanlığı, Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü'nün 31 Ekim'de, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde yasa dışı sınır geçişine müdahale sırasında İran tarafından geldiği değerlendirilen ateş sonucu hayatını kaybettiğini 5 Kasım'da açıkladı. Türkiye'de adli ve idari inceleme başlatıldı. İki ülkenin yetkilileri 3 Kasım'da olay yerinde bir araya geldi; bakanlık, İran makamlarının da konuyu araştırdığını bildirdi.

    Ateşi açan kişi veya sorumlu olabilecek bir birlik açıklanmadı. İran devlet personelinin Ünlü'yü kasıtlı olarak hedef aldığına ilişkin resmileşmiş bir tespit yok. İki taraftaki incelemeler sürüyor.

    Türkiye ekonomisi | Fon krizinde ödemeler 130,2 milyar liraya ulaştı

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 5 Kasım'da yaptığı açıklamada fon tasfiyesi sürecinde 108 fondan toplam 130,2 milyar lira ödeme yapıldığını bildirdi. Ödemeler 420.031 kişiye ait 614.874 hesaba ulaştı. Bakan, 179.449 kişinin yatırdığı net anaparanın tamamını geri aldığını söyledi. Olağan dağıtımlar 68 milyar liraya, 4 Kasım itibarıyla olağanüstü tasfiye ödemeleri 62,2 milyar liraya ulaştı. İkinci kalemde ara ödemeler de bulunuyor.

    Şimşek'e göre Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), yaklaşık 3,8 milyar liralık 100 işlemi erteledi. 36 ülkenin makamlarıyla yapılan işbirliğinde yaklaşık 9 milyar liralık mal varlığı tespit edilerek bilgi adli mercilere aktarıldı. Tespit edilen varlıkların tamamının el konulmuş veya tahsil edilmiş sayılması mümkün değil. Bakan, fon ödemeleri için devlet bütçesine başvurulmayacağını belirtti; eşgüdümlü işlemler, fiili dolaşımdaki pay oranlarına ilişkin yanlış beyanlar ve piyasa gözetimi konusunda hazırlanan önlemleri anlattı.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının daha önceki incelemesinde ise ana örneklemdeki yaklaşık 3 bin finans dışı şirketin etkilenen fonlara 116 milyar lira yatırdığı hesaplanmıştı. Bu şirket verisi, bireysel yatırımcılara kalan borcu veya likit olmayan varlıkların değerini göstermiyor. Şimşek'in yeni ödeme rakamları, 4 Kasım tarihli Bosphorus News brifinde aktarılan tablonun ardından geldi.

    Güney Kafkasya | Erdoğan'ın 8 Kasım Bakü ziyareti gündemde

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Kasım'da yaptığı açıklamada şartlar elverirse Azerbaycan'ın 8 Kasım Zafer Günü'nde Bakü'ye gitmeyi düşündüğünü söyledi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'le telefonda görüştüğünü, istihbarat ve diplomasi yetkililerini de Azerbaycan'a gönderdiğini aktardı. Açıklamalar, Aliyev'in Ankara'daki Türk devletleri zirvesine katılmamasının ve Azerbaycan'daki okul üniformaları üzerine yapılan açıklamalara ilişkin görüş ayrılığı haberlerinin ardından geldi.

    Erdoğan, iki ülkenin aralarındaki görüş ayrılıklarını çözebileceğini belirtti. 8 Kasım ziyareti henüz bir plan; 5 Kasım'da yeni bir ikili anlaşma veya ulaştırma koridoru kararı duyurulmadı.

    ABD yaptırımları | İstanbul merkezli şirkete İran bağlantılı yaptırım

    ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), İstanbul merkezli Fugo Yer Hizmetleri AŞ'yi (Fugo Aviation) 4 Kasım'da, 13902 sayılı Başkanlık Kararnamesi uyarınca yaptırım listesine aldı. ABD Hazine Bakanlığı, şirketin yaptırım kapsamındaki İran havayollarına yer hizmeti sağladığını ileri sürüyor. Listelenen şirketler arasında Iran Air Tour, Saha Airlines, Sepehran Airlines, Varesh Airlines, Taban Airlines ve Ata Airlines var. Bakanlığın iddiasına göre hizmetlerin bir bölümü bu havayollarının eylül ayında yaptırım listesine alınmasından sonra da sürdü.

    Karar, ABD yetki alanına giren şirket varlıklarını ve mal varlığı haklarını bloke ediyor; ABD kişileriyle yaptırım kapsamındaki işlemleri genel olarak yasaklıyor. Bu, İran yaptırımları kapsamında alınmış bir karar. Washington, Türkiye savunma sanayisine yönelik ayrı kısıtlamalarda veya F-35 programında 5 Kasım itibarıyla yeni bir değişiklik açıklamadı.

    Körfez ve Hürmüz | Katar'ın kuzeyinde tankere iki isabet

    Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), 4 Kasım saat 23.20 UTC'de, Katar'ın Madinat ash Shamal yerleşiminin yaklaşık 50 deniz mili kuzeyinde bir tankere kimliği belirlenemeyen iki cismin isabet ettiğini bildirdi. İlk uyarıda mürettebatın durumu, hasarın boyutu ve çevre kirliliğine ilişkin kesin bilgi yoktu. Denizcilik kaynakları gemiyi Yunan işletmeciyle bağlantılı Velos Sapphire olarak tanımladı; UKMTO ilk açıklamasında geminin adını vermedi. Lloyd's List bir denizcinin öldüğünü, Yunan denizcilik gazetesi Naftemporiki ise mürettebatın güvende olduğunu bildirdi. 5 Kasım yayın kapanışı itibarıyla çelişki resmi bir can kaybı raporuyla giderilemedi. Uyarıda silahın türü veya saldırıyı gerçekleştiren taraf da belirtilmedi.

    UKMTO, 3 Kasım'da Umman'ın Limah bölgesi yakınında ayrı bir isabet olayı daha kaydetti. İran kaynaklarının başka tankerlerin mayınlardan zarar gördüğüne ilişkin açıklamaları bağımsız olarak doğrulanmış değil. Suudi makamları Yenbu çevresinde güvenlik uyarıları yayımlarken Suudi Arabistan ve Suriye, Kızıldeniz, Babülmendep ve Hürmüz'de seyrüsefer güvenliğinin artırılmasını istedi. Bu olayların ortak bir faili tespit edilmedi. Katar'ın ABD-İran anlaşmazlığına ilişkin diplomatik temasları sürse de 5 Kasım'da bir uzlaşma açıklanmadı.

    Suriye, Lübnan ve Irak | Kısa güvenlik notları

    Suriye kaynakları, İsrail askerlerinin 5 Kasım'da Kuneytra kırsalında hareketlilik gösterdiğini bildirdi; hareketin amacı veya gözaltı yapılıp yapılmadığı bağımsız olarak doğrulanmadı. Lübnan'da askeri soruşturma hakimi, Dahr el-Baydar'da durdurulan patlayıcı yüklü kamyona ilişkin dosyada Haitham Amhaz ve Ali el-Kurdi hakkında tutuklama kararı verdi. Soruşturma sürüyor. Milli Savunma Bakanlığı, Irak'ın sınır hattında yeni kontrol noktaları oluşturma çalışmalarını olumlu karşıladı. NATO yetkilileri ise Brüksel'de Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Abud ile görüştü; ittifak danışmanlık personelini yeniden Irak'a konuşlandırma kararı açıklamadı.

    NATO | Ankara'da duyurulan girişim ortak karşı-drone tedarikine dönüştü

    NATO İletişim ve Bilgi Ajansı, temmuz ayında Ankara'daki NATO savunma sanayisi forumunda tanıtılan Drone Edge girişiminin ardından İnsansız Hava Araçlarına Karşı Sistemler Tedarik Platformu'nu (Counter-Unmanned Aircraft Systems Marketplace) 5 Kasım'da kullanıma açtı. NATO, beş şirketin geliştirdiği 16 karşı-drone sisteminin seçildiğini duyurdu. Şirketler Alta Ares, Axon Enterprise, Northrop Grumman, OSL UK ve Quantum Systems. Müttefik ülkeler, NATO'nun tedarik değerlendirmesinden geçen bu sistemlere platform üzerinden erişebilecek.

    İlk ürünler sabit tesislerin, geniş alanların ve hareketli birliklerin korunmasına yönelik; ek testler de planlanıyor. Platform yeni bir tedarik kanalı açıyor, ancak hangi sistemlerin satın alınacağına üye ülkeler karar verecek. İlk seçilen beş tedarikçi arasında Türk şirketi bulunmuyor. Bu liste, sonraki yarışmalarda Türk firmalarının yer alamayacağı anlamına gelmiyor.

    Bosphorus News Okuması

    Mekke Anlaşması, dışarıdan silahlı saldırıya uğrayan tarafa süratle yardım yükümlülüğü getiriyor. Yardımın askeri boyutu ise başvuru, ortak değerlendirme ve her ülkenin kendi karar süreçleriyle şekillenecek. Türkiye'nin yurt dışına asker gönderme konusundaki anayasal yetki düzeni burada önemini koruyor. Buna karşılık anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren ilk on yılda çekilmeyi sınırlayan hüküm bağlayıcı hale gelecek. Asıl sınama, bir uygulama protokolünde veya ilk yardım talebinde, tarafların farklı güvenlik öncelikleri karşısında bu yükümlülükleri nasıl yorumlayacakları olacak. Riyad'ın Suriye ile savunma anlaşması ve Yunanistan'la siber güvenlik mutabakatı Mekke Anlaşması'na yeni üye eklemiyor; dört taraflı Bedir düzenlemesi de farklı bir savunma sanayisi amacı taşıyor.

    Yunanistan'ın BM mektubu, Türkiye-Libya mutabakatına itirazını diplomatik kayda geçiriyor. Atina'daki üçlü bildiri ise savunma sanayisi ve kritik altyapıya ilişkin olası işbirliğine uzanıyor. Bu belgelerin hiçbiri deniz sınırlarını değiştirmiyor. Sahadaki sonraki gösterge, GSI araştırmasının hangi koordinatlarda yürütüleceği, yayımlanacak NAVTEX'in kapsamı ve Türkiye'ye yapılabilecek bildirimin içeriği olabilir. Bildirimi kimin hangi ifadelerle ileteceği halen açıklığa kavuşmadı. Diplomatik itirazların fiili deniz faaliyetlerini nasıl etkileyeceğini söylemek için bu kayıtlara bakmak gerekecek.

    Kıbrıs'ta basına yansıyan dört geçiş önerisinin artık harita ve uygulama planına ihtiyacı var. Güzergahların her biri BM ara bölgesinden geçiş, mühendislik, güvenlik ve finansman açısından ayrı düzenlemeler gerektiriyor. Mayın temizliğinde ise siyasi uzlaşmanın yanında yetkili kurumlar ve teknik sorumluluklar belirlenmeli. Taraf başına önerildiği bildirilen 70 bin metrekare için ortaklaşa kabul edilmiş bir teknik plan bulunmuyor. Güzergahları, uygulayıcı makamları ve tarihleri gösteren ortak bir belge, olumlu siyasi açıklamalardan daha kesin ilerleme kanıtı sağlayacak. Aralıktaki KKTC seçimleri karar alma takvimini daraltabilir; 9 Kasım BM görüşmesinin ertelendiğine ilişkin açıklama yok.

    Filo Jet dosyasında asıl eksik, kaza öncesinde hangi makamın ne bildiğini gösteren kayıtlar. TBMM'ye verilen yanıtlar Türkiye'deki denetimleri ve hat izinlerini doğruluyor fakat bulguları açıklamıyor. Girne'deki inceleme geminin teknik durumuna odaklanırken Mersin'deki başvuru şirket faaliyetleriyle Türkiye'deki gözetim sorumluluklarının araştırılmasını istiyor. Liman kontrol raporları, haziran sörveyi, tersane kayıtları ve izin dosyaları, mahkemede sonradan gündeme gelen donanım sorunlarının daha önce kayda geçip geçmediğini ortaya koyabilir. Geçerli bir sertifika veya tamamlanmış denetim tek başına ne kazanın nedenini ne de kişisel sorumluluğu ispat eder.

    Milli Enerji 2040'ın hedefleri üretim, şebeke ve depolama yatırımlarının farklı takvimlerle finanse edilmesini gerektiriyor. Rüzgar ve güneşte 175 gigavatlık kapasite hedefi, üretilen elektriğin kullanılabilmesi için yeterli iletim ve bağlantı altyapısını da zorunlu kılıyor. TEİAŞ, EÜAŞ, Eti Maden, TPAO ve BOTAŞ için gündeme gelen halka arz seçenekleri, bu şirketlerin mevcut kamu yükümlülükleri altında nasıl sermaye sağlayabileceği ve açıklanan 210 milyar doların bütçe, borçlanma ile piyasadan temin edilecek kaynaklar arasında nasıl bölüşüleceği sorularını açıyor. Kanun taslağı, denetlenmiş mali tablolar ve tarife kuralları, toplu yatırım hedeflerinden daha somut bir finansman tablosu sunacak. Cronos'un Mısır üzerinden ihracat güzergahı belirli; 2028 üretim hedefinden önce inşaat ve işletmeye alma aşamalarının tamamlanması gerekiyor.

    Yunan armatörlerin talebi, Karadeniz gözetiminde pratik bir ölçüt ortaya koyuyor: tehdit bilgisi, ticari geminin rotasını değiştirebileceği kadar erken kaptana ulaşıyor mu? Fransız keşif uçağı ile Türkiye-Romanya-Bulgaristan mayın grubu farklı tehlikeleri izliyor ve yetkileri birbirinden ayrı. Körfez'deki UKMTO uyarılarında da saldırıyı gerçekleştiren taraf belirlenemediğinde benzer bir bilgi boşluğu doğuyor. Zamanında iletilen uyarı, geminin riskli alandan kaçınmasına yardımcı olabilir. Doğrudan koruma sağlamak ise gerekli yetkiye ve müdahale kapasitesine sahip ayrı bir unsur gerektiriyor.

    Fon tasfiyesinde yatırımcılara dağıtılan 130,2 milyar liradan hareketle geride kalan risk tutarı hesaplanamaz. Ödeme alan hesapların sayısı, anaparasının tamamını geri alan kişi sayısı, yurt dışında tespit edilen varlıklar ve MASAK'ın ertelediği işlemler farklı ölçüler. Her fonun portföyü, tasfiye fiyatları ve kalan dağıtım takvimi açıklanırsa ne kadar kaynağın henüz geri kazanılmadığı daha sağlıklı görülebilir. Aynı belgeler, eylül ayındaki müdahaleden önce oluşan yoğunlaşma ve işlem biçimlerine karşı önerilen piyasa gözetimi değişikliklerinin yeterli olup olmadığını değerlendirmeye de imkan verir.

    Kaynaklar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Suudi Basın Ajansı, Suudi Arabistan Ulusal Siber Güvenlik Kurumu, Katar Haber Ajansı, Yunanistan Savunma Bakanlığı, Kıbrıs Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, KKTC Cumhurbaşkanlığı, KKTC Dışişleri Bakanlığı, KKTC Yüksek Seçim Kurulu, Birleşmiş Milletler, Kıbrıs Haber Ajansı, Yenidüzen, Phileleftheros, Yunan basını, Eni, Associated Press, Reuters, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi, ABD Hazine Bakanlığı, Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları, Lloyd's List, Naftemporiki, NATO, NATO İletişim ve Bilgi Ajansı, L'Orient Today, Bosphorus News incelemesi ve haberciliği.

    Dünkü brifingi okuyun: Doğu Akdeniz Stratejik Brifingi | 4 Kasım: Mekke Savunma Anlaşması Genel Kurul Gündeminde.

    Tüm Türkçe brifingler ve seçili XTRA özel haberleri→
    Home