Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), 30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13. zirveye polis işbirliğinden hareketliliğe, eğitimden dijital politikalara, ulaştırmadan dış politika koordinasyonu ve savunmaya uzanan genişleyen bir gündemle hazırlanıyor. Ancak bu dosyaların hepsi aynı aşamada değil. Bazılarında anlaşmalar imzalandı, bütçeler ayrıldı veya kalıcı mekanizmalar kurulmaya başladı; diğerlerinde ise üye devletlerin kapsamını ve uygulama biçimini henüz netleştirmediği öneriler masada.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, zirve öncesindeki diyalog serisini 4 Eylül'de Astana'da başlattı ve 15 Eylül'de Bakü'ye taşıdı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan'ın ulusal analiz merkezleri 16 Eylül'de Bakü'de bir araya gelirken, gözlemci katılımcılar Macaristan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) temsilciler de toplantıda yer aldı.
Bakü aynı zamanda güvenlik ve savunma dosyalarının toplandığı merkezlerden biri haline geliyor. TDT Güvenlik Konseyleri Sekreterlerinin beşinci toplantısı 16-18 Eylül'de kentte yapılırken, savunma sanayii kurumlarının başkanlarının 30 Eylül-2 Ekim tarihlerinde yine Bakü'de buluşması planlanıyor. TDT'nin güncel takvimine göre Dışişleri Bakanları Konseyi 29 Ekim'de Taşkent'te toplanacak; liderler ise ertesi gün Ankara'daki 13. Zirve için bir araya gelecek.
Polis işbirliğinde hedef kalıcı mekanizma
TDT içişleri bakanlarının 10 Eylül'de Astana'da yaptığı toplantıda Türkiye, organize suç, terörizm, uyuşturucu, düzensiz göç, yasa dışı bahis ve diğer sınır aşan suçlarla mücadeleyi ortak bir çatı altında koordine edecek Suçla Mücadele Konseyi kurulmasını önerdi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin konseyin kuruluş anlaşmasının Ankara zirvesinde imzalanmasını hedeflediğini söyledi. Özbekistan'ın resmi açıklaması ise taslak anlaşmanın TDT içişleri bakanlarının daha sonraki bir toplantısında imzaya sunulacağını belirtti.
Bu yapının ötesinde TURKPOL fikri bulunuyor. Çiftçi, TURKPOL'ü gelecekte konseyin icra organına dönüşebilecek bir yapı olarak tarif ederek Europol ve ASEANAPOL ile karşılaştırdı. Mevcut aşamadaki somut proje Suçla Mücadele Konseyi; TURKPOL ise daha sonraki aşamaya ilişkin bir öneri olarak duruyor.
Kazakistan da TDT ülkelerinin kolluk kuvvetleri arasında daha güçlü operasyonel işbirliğini destekliyor. Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, sınır aşan güvenlik sorunlarının daha yakın koordinasyon gerektirdiğini içişleri bakanlarına söyledi.
Konsey kurulursa, üye devletlerin bazı dış politika başlıklarında farklı pozisyonlar aldığı dönemlerde bile sürekli çalışan bir kolluk işbirliği kanalı ortaya çıkacak.
Kimlik kartıyla seyahat sınır işbirliğini genişletebilir
Astana toplantısının bir başka başlığı, TDT ülkeleri arasındaki hareketliliğin kolaylaştırılmasıydı. Masadaki seçenekler arasında ulusal kimlik kartlarıyla seyahatin yaygınlaştırılması ve havalimanlarında ortak pasaport kontrolü düzenlemeleri bulunuyor.
TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, 15 Mayıs'ta teşkilatın üye ülkeler arasında ulusal kimlik kartlarıyla seyahati yaygınlaştırmaya yönelik bir sistem üzerinde çalıştığını açıkladı. Ömüraliyev'in "Turkic ID" olarak adlandırdığı proje, katılımcı ülkelerin vatandaşlarının belirli sınır geçişlerinde pasaport yerine ulusal kimlik kartlarını kullanabilmesini hedefliyor.
Bazı ülkeler arasında bunun örnekleri zaten var. Buna karşılık teşkilatın tamamını kapsayan ortak bir pasaportsuz seyahat sistemi henüz kabul edilmiş değil ve yayımlanmış bir uygulama takvimi de bulunmuyor.
Daha geniş bir düzenleme yalnızca siyasi karar gerektirmeyecek. Sınır veri tabanlarının uyumu, belge güvenliği standartları ve ülkeler arasındaki bilgi paylaşım altyapısının da birlikte çalışması gerekecek.
Eğitimde ortak ağların yanına veri sistemi geliyor
Eğitim dosyası daha ileri bir aşamada. TDT eğitim bakanları 8 Haziran'da Türkistan'da yaptıkları toplantıda Türk Üniversiteler Birliği (TÜRKÜNİB), Orhun Değişim Programı, yükseköğretim veri sistemleri, diploma denkliği, kalite güvencesi ile öğrenci ve öğretmen hareketliliğini kapsayan bir dizi kararı kabul etti.
TÜRKÜNİB'in üye sayısı 170 üniversiteye ulaştı. Bakanlar kalıcı bir sekretarya ile Orhun Değişim Programı için ayrı bir fon kurulmasını desteklerken, TDT Sekretaryası programın geliştirilmesi için 1 milyon dolar ayırdı. TDT'nin resmi toplantı kaydı, eğitim bilgi ağı dahil yeni veri ve kalite mekanizmalarının da kabul edilen girişimler arasında bulunduğunu gösteriyor.
Haziran ayında kabul edilen eğitim yol haritasına yeni bir veri boyutu da eklendi. Türkiye, üye ve gözlemci ülkelerin eğitim verilerini ortak bir metodolojiyle toplayıp karşılaştıracak TDT Eğitim Bilgi Ağı kurulmasını önerdi.
Bakanlar öneriyi 8 Haziran toplantısında kabul etti. Milli Eğitim Bakanlığı hazırlıkları TDT Sekretaryası ile koordine edecek; ağın ülkeler arasında karşılaştırılabilir göstergeler üretmesi ve eğitim politikalarının ortak veriler üzerinden analizine imkan sağlaması hedefleniyor.
Ortak alfabe ulusal politikalara yaklaşıyor
Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu, Eylül 2024'te Bakü'de Latin temelli 34 harfli Ortak Türk Alfabesi önerisi üzerinde uzlaştı.
Türk Akademisi ve TDT Sekretaryasının koordinasyonunda yürütülen çalışma bağlayıcı değil. Her ülke kendi ulusal alfabesi üzerindeki yetkisini koruyor.
Komisyon, 15 Haziran'daki Astana toplantısında uygulama ilkelerine doğru ilerlerken ortak sistem temelinde hazırlanan Kazak ve Kırgız alfabelerine ilişkin tavsiyeleri de kabul etti.
Özbekistan ise 10 Eylül'de kendi Latin alfabesinde değişikliğe gitti. Senatonun kabul ettiği düzenleme, Oʻ, Gʻ, Sh ve Ch yerine Ö, Ğ, Ş ve Ç kullanılmasını öngörüyor; Ng de alfabenin ayrı bir unsuru olmaktan çıkarılacak.
Bu, Özbekistan'ın ulusal alfabe reformu. Taşkent'in 34 harfli Ortak Türk Alfabesi'ni bütünüyle kabul ettiği anlamına gelmiyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için cumhurbaşkanının imzası ve resmi yayımlama sürecinin de tamamlanması gerekiyor. Özbek yetkililer değişiklik ihtiyacını klavye kullanımı, arama motorları, veri tabanları, elektronik belgeler ve kamu bilgi sistemlerinde yaşanan teknik sorunlarla da ilişkilendiriyor.
Yapay zeka, siber güvenlik ve ortak uydu aynı teknoloji hattında buluşuyor
Mayıs ayında Türkistan'da yapılan gayriresmi TDT zirvesinin resmi teması "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" idi. Zirve, yapay zeka, dijital dönüşüm ve yeni teknolojileri teşkilatın kurumsal gündeminin merkezine taşıdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siber güvenliği kara, deniz ve hava güvenliğiyle birlikte ele alarak Türkiye'nin TDT dönem başkanlığında bu alandaki koordinasyonu derinleştireceğini söyledi.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, TDT çapında bir yapay zeka işbirliği ağı, bölgesel veri merkezlerini birbirine bağlayacak Dijital Türk Koridoru ile Siber Güvenlik ve Dijital Altyapının Korunması için Türk İttifakı kurulmasını önerdi. Güvenlik servisleri arasında bilgi akışının hızlandırılması da Taşkent'in gündemine girdi.
Tokayev ise yapay zeka merkezlerinden oluşan bir ağ, ortak bir Türk bilişim merkezi ve Türk tarihi ile kültürüne yönelik birleşik dijital platform önerdi. Türkiye ile Kazakistan arasındaki mevcut gündemde yapay zeka zaten ticaret, ulaştırma, enerji ve teknoloji işbirliğiyle aynı çerçevede ele alınıyor.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov da yapay zekanın ekonomi politikası, eğitim, sağlık ve kamu hizmetlerinde kullanımını öne çıkarıyor.
Teknoloji gündeminin en somut projelerinden biri ortak uydu. Ömüraliyev, teşkilatın ilk ortak uydu projesini 30 Temmuz'da Astana'da Kazakistan Başbakan Yardımcısı Jaslan Madiyev ile görüştü. Madiyev aynı zamanda Kazakistan'ın yapay zeka ve dijital kalkınmadan sorumlu bakanı.
Kazak mühendisler uydunun mühendislik modelini Astana'daki uzay aracı montaj ve test kompleksinde tamamladı. Fırlatma için yeni hedef 2027; Ekim 2025 tarihli Gebele Bildirisi ise daha önce 2026'yı işaret etmişti.
15 Eylül'deki Bakü panelinde yapay zeka, dijital dönüşüm, medya koordinasyonu ve bilgi güvenliği Ankara zirvesi öncesindeki gündeme yeniden taşındı. Katılımcılar savunma sanayii işbirliğinin artırılması, daha fazla ortak tatbikat yapılması ve askeri doktrinler arasında koordinasyon kurulması çağrısında da bulundu. Ancak panelde dile getirilen bu görüşler TDT'nin kabul edilmiş politikası haline gelmiş değil.
Savunma işbirliğinin siyasi sınırları daha belirgin
Savunma dosyasını teşkilat içinde en ileri taşıyan ülkelerden biri Azerbaycan.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 7 Ekim 2025'te Gebele'de yapılan TDT zirvesinde askeri işbirliği ve savunma teknolojilerindeki koordinasyonun derinleştirilmesini isterken, 2026'da Azerbaycan'da ortak bir TDT askeri tatbikatı yapılmasını da önerdi.
Ancak 16 Eylül itibarıyla böyle bir tatbikat TDT'nin yıl sonuna kadar yayımladığı ana etkinlik takviminde yer almıyor.
Bakü bunun yanında TDT sınırlarının ötesine geçen ayrı bir askeri format hazırlıyor. Azerbaycan Savunma Bakanlığı 17 Temmuz'da, Azerbaycan, Türkiye, İran, Kırgızistan, Pakistan ve Özbekistan heyetlerinin katıldığı "Birliyin Gücü – 2026" (Power of Unity – 2026) adlı ortak askeri tatbikat için planlama konferansı düzenlendiğini açıkladı.
Azerbaycan Savunma Bakanlığının Azerbaycanca resmi duyurusunda ad "Birliyin Gücü – 2026", İngilizce sürümünde ise "Power of Unity – 2026" olarak geçiyor. Tatbikatın Azerbaycan'da yapılacağı belirtilirken tarih açıklanmadı. Planlama konferansında senaryo ve eğitim faaliyetleri ele alındı, tatbikat alanında keşif yapıldı ve katılımcı ülkeler sonuç protokolünü imzaladı.
İran ve Pakistan'ın da yer aldığı katılımcı yapısı TDT üyeliğinin ötesine geçiyor. Bakü de Birliyin Gücü – 2026'yı Aliyev'in Gebele'de önerdiği TDT ortak tatbikatı olarak tanımlamış değil.
Savunma sanayii kurumlarının Bakü'deki toplantısı ise ayrı bir kanal. Azerbaycan bir yandan Türkiye ile kapsamlı ikili askeri işbirliğini sürdürürken, NATO bağlantılı eğitim faaliyetlerini ve daha geniş Türk dünyası savunma temaslarını da ilerletiyor.
Teşkilatın güvenliğe ilişkin daha geniş siyasi dili 7 Mart'taki İstanbul toplantısında ortaya çıktı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları 28 Şubat'ta başlamıştı. Toplantıdan üç gün önce Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO hava ve füze savunma unsurlarının İran'dan Türk hava sahasına doğru ateşlenen bir balistik mühimmatı Doğu Akdeniz'de etkisiz hale getirdiğini açıklamıştı.
Beş üye ülkenin bakanları ortak bildiride, TDT üyesi devletlerin güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin bütün teşkilat açısından endişe konusu olduğunu kayda geçirdi.
İki ay sonra Tokayev, Türkistan zirvesinde TDT'nin "jeopolitik bir proje ve askeri bir örgüt olmadığını" söyledi.
Mart bildirisi herhangi bir karşılıklı savunma yükümlülüğü yaratmadı; buna karşılık üye devletlerden birine yönelik tehditleri teşkilatın siyasi gündemine taşıdı. Tokayev'in açıklaması ise Astana'nın bu güvenlik dilinin askeri ittifak yorumuna dönüşmesine ne ölçüde mesafeli olduğunu ortaya koydu.
Dış politika koordinasyonu daha açık hale geliyor
7 Mart'taki İstanbul toplantısı yalnızca güvenlik gündemiyle sınırlı kalmadı; beş üye devlet için dış politika koordinasyonu platformuna da dönüştü.
Beş üye ülkenin tamamı toplantıda temsil edildi. Kazakistan adına Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev katılırken, TDT'nin yayımladığı katılımcı listesinde Macaristan ve Türkmenistan yer almadı.
Toplantı sonunda Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin ortak bildiri yayımlandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk devletlerinin uluslararası gelişmeler karşısında "ortak tutum" oluşturmak için çalıştığını söyledi ve görüşmeleri dış politika konularındaki koordinasyonun derinleşmesinin bir parçası olarak değerlendirdi.
TDT'nin ortak bir dış politikası bulunmuyor. Buna karşılık bakanlar düzeyindeki toplantılar artık devam eden bölgesel krizler konusunda üzerinde uzlaşılan ortak metinler üretiyor.
KKTC de teşkilata gözlemci olarak katılıyor. TDT, Kasım 2022'deki Semerkant Zirvesi'nden bu yana KKTC'yi gözlemci üye olarak listeliyor; bu statü ikili diplomatik tanınmadan ayrı bir kategori oluşturuyor.
15 Mayıs'ta Türkistan'da yapılan gayriresmi zirvenin resmi katılımcı listesinde Tufan Erhürman, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı" sıfatıyla yer aldı ve beş üye ülkenin cumhurbaşkanlarıyla birlikte listelendi. Erhürman zirvede KKTC'nin üniversitelerini, teknoloji parklarını ve araştırma kapasitesini teşkilat içindeki işbirliği alanları olarak öne çıkardı.
Dijital ticaret Orta Koridor'un altyapısına ekleniyor
Ulaştırma, TDT'nin ekonomik gündeminin ana omurgalarından biri olmayı sürdürüyor. Orta Koridor, Orta Asya'yı Hazar ve Güney Kafkasya üzerinden Türkiye ve Avrupa'ya bağlarken, gümrük sistemleri, enerji hatları ve dijital ağlar da aynı doğu-batı ekseninde gelişiyor.
Türkmenistan'ın açıkladığı TDT öncelikleri ekonomik entegrasyon, ulaştırma ve lojistik koridorları, ticaret, yatırım, enerji ve dijital ekonomi başlıklarında yoğunlaşıyor.
Aliyev ile Fidan'ın 15 Eylül'deki Bakü görüşmesinde bağlantısallık yeniden gündemdeydi. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığına göre taraflar enerji işbirliğini, alternatif enerji kaynaklarının uluslararası pazarlara taşınacağı yeni güzergahları ve Azerbaycan ile Türkiye'nin Avrupa-Asya hattındaki lojistik köprü rolünü ele aldı.
Dijital alandaki hukuki çerçeve ise diğer birçok dosyadan daha ileri. Beş TDT üyesi, Türk Devletleri Teşkilatına Üye Devletlerin Hükümetleri Arasında Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşması'nı 6 Kasım 2024'te Bişkek'te imzaladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), anlaşmanın onaylanmasını uygun bulan 7583 sayılı kanunu 11 Haziran 2026'da kabul etti. TBMM kayıtlarına göre cumhurbaşkanı onayı 19 Haziran'da verildi ve kanun 20 Haziran'da Resmi Gazete'de yayımlandı.
Azerbaycan ve Özbekistan kendi iç süreçlerini daha önce tamamlamıştı; Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov da ülkesinin onay yasasını haziran sonunda imzaladı.
16 Eylül itibarıyla tamamlanmış iç onaya ilişkin yayımlanmış bir bildirim bulunmayan tek üye Kazakistan. Resmi Kazak belgelerinde düzenlemenin halen Meclis sürecinde olduğu görülüyor.
Anlaşma; kağıtsız ticaret, elektronik fatura ve ödeme sistemleri, elektronik imza, lojistik, tüketici ve kişisel verilerin korunması, siber güvenlik ile e-ticaret ve sınır aşan dijital hizmetlere ilişkin ortak kuralları kapsıyor.
Ankara'ya farklı aşamalardaki dosyalar gelecek
Ankara zirvesine taşınacak başlıkların olgunluk düzeyi aynı değil.
Dijital ticarette beş üyeden dördünün iç onay süreci tamamlandı. Eğitim alanında fonlanan ağlar var ve ortak veri sistemi hazırlanıyor. Ortak uydu projesinin mühendislik modeli tamamlandı. Kimlik kartıyla seyahat projesi ile TURKPOL ise daha erken aşamadaki başlıklar olarak duruyor.
Güvenlik alanında beş üye devlet ortak siyasi bir ifadeye imza atmış durumda; buna karşılık Kazakistan teşkilatın askeri bir örgüt olarak tanımlanmasına açık biçimde karşı çıkıyor.
Bu nedenle 30 Ekim'deki zirvenin asıl göstergesi yalnızca hangi başlıkların liderler metinlerine gireceği olmayacak. Hangi projelerin bütçeye, anlaşmaya veya kalıcı kuruma dönüşeceği; hangilerinin siyasi niyet düzeyinde kalacağı, Ankara'daki tablonun gerçek ölçüsünü verecek.
Kaynaklar: Türk Devletleri Teşkilatı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazetesi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Özbekistan Hükümeti, Özbekistan Ali Meclisi Senatosu, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı, Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Kazakistan Cumhurbaşkanlığı, Kazakistan Parlamentosu Meclisi, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı, Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı, Kazakistan Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma Bakanlığı, Türk Akademisi, Türkmenistan Hükümeti, KKTC Cumhurbaşkanlığı, Azerbaycan Ekonomik Reformların Analizi ve İletişim Merkezi, Interfax-Kazakhstan, Bosphorus News incelemesi ve haberciliği.

